Londra - Dünyanın Başkenti
Birleşik KrallıkŞehir Tatili

Londra - Dünyanın Başkenti

Kökleri Roma dönemine uzanan Birleşik Krallık'ın başkenti, mirası ve dünyaca ünlü simge yapılarıyla tanınan bir kültür ve finans merkezi. Günlük yazarı Samuel Johnson'ın 1777'de yazdığı o meşhur söz bugün de geçerli: "Bir insan Londra'dan bıktığında, hayattan bıkmış demektir; çünkü Londra'da hayatın sunabileceği her şey vardır." Bugün yaklaşık 9 milyon kişiye ev sahipliği yapan Londra, etnik açıdan dünyanın en çeşitli şehirlerinden biri. Helal restoranları, kadınlara özel spa'ları ve çok sayıda camisiyle Müslüman seyahat severler için de rahat bir adres.

Gün doğumunda Londra silüeti
Gün doğumunda Londra silüeti

Londra'nın İslami mirası

Müslümanların Britanya'daki geçmişi yüzyıllar öncesine dayanır. Daha 17. yüzyılda Londra'da Türk kahvehaneleri açılmış, I. Elizabeth ile Osmanlı İmparatorluğu arasında güçlü bağlar kurulmuştu. Büyük ölçekli Müslüman yerleşimi ise 18. yüzyılda, özellikle Britanya Doğu Hindistan Şirketi'nde çalışan Bengalli denizcilerle başladı. 1911'e gelindiğinde Britanya İmparatorluğu 94 milyon Müslüman'ı yönetiyordu; Hristiyan nüfusu ise 58 milyondu. Şehrin özel olarak inşa edilen ilk camisi Fazl Camii, 1926'da Southfields'te açıldı. Bugün Büyük Londra'da 1,3 milyonun üzerinde Müslüman yaşıyor; bu da şehir nüfusunun yüzde 15'inden fazlası anlamına geliyor. Bu topluluğun kökleri Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Türkiye ve Fas gibi pek çok ülkeye uzanıyor.

Londra'daki İslami eserler

Britanya İmparatorluğu'nun geniş etki alanı sayesinde dünyanın pek çok hazinesi Londra'ya taşındı; bir kısmı tartışmalı yollarla getirilen bu eserler bugün şehrin en saygın müze ve galerilerinde sergileniyor. İşte en önemli İslami eserler ve onları nerede görebileceğiniz:

  • Jameel İslam Sanatı Galerisi (Victoria ve Albert Müzesi, V&A): Dünyanın İslam sanatına ait en büyük, en kapsamlı ve en saygın koleksiyonlarından biri; 1000 yıllık tarihe yayılan 400'den fazla başyapıt barındırır. Aralarında İslam hat sanatının inceliğini yansıtan, 14. yüzyıldan kalma, özenle tezhiplenmiş V&A Kur'an'ı; Mısır'daki Memlük döneminin göz alıcı bir cam işçiliği örneği olan Memlük Cam Kandili ve 16. yüzyıldan kalma Osmanlı İznik çinileri yer alır.

  • Albukhary Vakfı Galerisi (British Museum): İspanya'dan Güneydoğu Asya'ya uzanan İslam dünyasında 7. yüzyıldan günümüze üretilen eserleri bir araya getirir. Koleksiyonda arkeolojik malzemeler, çağdaş sanat eserleri, resimler ve kaplar bulunur; bir kısmı hükümdarlar için yapılmış, bir kısmı ise günlük yaşamdan etkileyici nesnelerdir. 16. yüzyıldan kalma Erdebil Halısı, Osmanlı İmparatorluğu'ndan İznik çinileri, 7. yüzyıldan kalma gümüş yaldızlı Blacas İbriği, Hac ve Ziyaret Koleksiyonu ve Babür Yeşim Koleksiyonu öne çıkan parçalar arasında yer alıyor.

  • Kur'an El Yazmaları Koleksiyonu (British Library): British Library, bir kısmı 8. yüzyıla uzanan geniş bir Kur'an el yazması koleksiyonuna sahip. Bunların arasında, Hicazî hatla yazılmış ve mevcut en eski Kur'an yazmalarından biri olan 8. yüzyıla ait Ma'il Kur'an'ı; 14. yüzyılda Sultan Baybars'ın yaptırdığı, ince tezhibi ve altın varağıyla bilinen görkemli Sultan Baybars Kur'an'ı; bilim, edebiyat ve teoloji gibi konuları kapsayan ve İslam dünyasının düşünce tarihine ışık tutan Farsça ve Arapça el yazmaları yer alır.

  • İslami Silah ve Zırhlar (The Wallace Collection): Osmanlı İmparatorluğu, İran ve Babür Hindistanı'ndan parçalar içeren seçkin bir İslami silah ve zırh koleksiyonu sunar. Aralarında Babür Hançeri ve Osmanlı'ya özgü bir kılıç türü olan Osmanlı Yatağanı da yer alır.

Londra'nın Müslüman mirasını yansıtan başka duraklar da var: 1801'de Britanya ordusunun Mısır'da ele geçirdiği 16. yüzyıldan kalma Whitehall'daki Türk topu ve Lordlar Kamarası'nın 1869'da atanan ilk Müslüman üyesi Lord Stanley (Abdurrahman) hakkında bilgi edinebileceğiniz Parlamento Binası bunlardan yalnızca ikisi.

Whitehall'daki 16. yüzyıldan kalma Türk topu
Whitehall'daki 16. yüzyıldan kalma Türk topu

Londra'da kadınlara özel olanaklar

Birleşik Krallık'ın köklü tek cinsiyete özel tesis geleneği, Londra'nın kalabalık Müslüman nüfusuyla birleşince ortaya güzel bir sonuç çıkıyor: burası, Avrupa'da kadınlara özel mekân bulmanın en kolay olduğu yerlerden biri. Bazı spor salonları yalnızca kadın üyeleri kabul ediyor; pek çok dinlenme merkezi de kadınlara özel fitness dersleri, yüzme dersleri ve spor seansları sunuyor.

Kenwood Ladies' Pond, güzel Hampstead Heath içinde yer alan doğal bir yüzme gölüdür. Şehirde kadınlara özel pek çok spa bulunuyor. Bunlardan biri, Londra'nın merkezindeki Bayswater'da yer alan tarihi bir Türk hamamı olan Porchester Baths; ilk kez 1929'da açılan mekân özgün art deco öğelerinin çoğunu bugüne taşımış. Buhar odaları, sıcak odaları ve saunalarıyla hizmet veren hamam, kadınlar ve erkekler için ayrı günlerde ya da ayrı saatlerde hizmet veriyor. Edgware Road'daki CasaSpa ise yalnızca kadınlara açık bir Fas spası; özgün bir Fas atmosferinde çeşitli bakımlar ve terapiler sunuyor.


Londra'da gezilecek başlıca yerler

  • Big Ben

  • Tower Bridge

  • Buckingham Sarayı

  • Covent Garden

  • Trafalgar Meydanı

  • Thames Nehri

  • London Eye

  • Londra Kulesi

  • Parlamento Binası ve Westminster Abbey

  • Müzeler

  • King's Cross İstasyonu'ndaki Harry Potter 9¾ Peronu

  • Regent's Park

Big Ben

Westminster'e ve Thames Nehri'ne bakan ikonik Big Ben, belki de Londra'nın en tanınan simge yapısı ve dünyanın en ünlü saati. İlginçtir ki Big Ben aslında saatin adı değil; o kendine özgü çan sesinden sorumlu olan en büyük çanının takma adı. Çan kulesi 1970'ten bu yana tescilli bir yapının parçası; 1987'den beri de UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak koruma altında.

Big Ben ve Parlamento
Big Ben ve Parlamento

Tower Bridge

Nehrin 42 metre yukarısındaki cam zeminli geçitlerden Londra'nın panoramik manzarasını doyasıya izleyebilirsiniz. Görkemli Viktorya dönemi makine daireleri ise köprüyü yıllarca işler tutan insanların hikâyesini anlatan fotoğraflar, filmler ve etkileşimli sergilerden oluşan kalıcı bir sergiye ev sahipliği yapıyor.

Buckingham Sarayı

Kral'ın Londra'daki resmî ikametgâhı ve Birleşik Krallık hükümdarının idari merkezi olan bu saray, görülmeden dönülmeyecek yerlerden biri. Görkemli Devlet Salonları yaz aylarında ziyarete açılıyor; biletleri önceden almanız gerekiyor. Londra'nın en sevilen anlarından biri de geleneksel düzeniyle sahnelenen ikonik Nöbet Değişimi törenini izlemek. Tören pazartesi, çarşamba, cuma ve pazar günleri, hava uygunsa saat 10.45'te başlıyor ve yaklaşık 45 dakika sürüyor. İyi bir yer kapmak için saray kapılarının önünde erkenden yerinizi almanızda fayda var.

Buckingham Sarayı ve Nöbet Değişimi töreni
Buckingham Sarayı ve Nöbet Değişimi töreni

Covent Garden

Bir zamanlar Londra'nın başlıca meyve ve sebze hali olan Covent Garden, bugün şehrin en canlı ve seçkin alışveriş ve eğlence bölgelerinden biri. Eski halin içinde sıralanan restoranlar ve butikler, hemen yanı başındaki tiyatrolarla birlikte bölgeye ayrı bir hava katıyor.

Trafalgar Meydanı

Bu görkemli meydanın merkezinde, dört muhteşem bronz aslan ve iki zarif havuzun koruduğu Nelson Sütunu yükseliyor. Bir yanında ise Batı Avrupa resminin etkileyici bir koleksiyonuna ev sahipliği yapan heybetli National Gallery binası bulunuyor. Meydan, adını 1805'te İspanya açıklarındaki Cabo de Trafalgar yakınında kazanılan Trafalgar Deniz Muharebesi zaferinden alıyor; bu ad ise 'batı burnu' anlamına gelen Arapça Taraf el-garb'dan geliyor.

Trafalgar Meydanı
Trafalgar Meydanı

Thames Nehri

Büyük Londra'yı boydan boya kat eden Thames Nehri, yüzyıllar öncesine dayanan efsanelerde sıkça anılır. South Bank boyunca yürüyebilir ya da Thames Nehri turuna katılarak Londra'nın en ünlü noktalarını bambaşka bir açıdan görebilirsiniz.

London Eye

Konsol yapılı bir gözlem çarkı olan London Eye, şehrin en gözde noktalarından biri. Milenyum Çarkı olarak da bilinen bu dev çark, dünyanın en büyük dönme dolaplarından biri; tepesinden Londra'yı göz alabildiğine seyredebilirsiniz. Görülmeye değer bu deneyim o kadar rağbet görüyor ki, hayal kırıklığı yaşamamak için biletinizi önceden almanız iyi olur.

Londra Kulesi

Resmî adı Majestelerinin Kraliyet Sarayı ve Londra Kulesi Kalesi olan Londra Kulesi, Thames Nehri'nin kuzey kıyısında yükselen tarihi bir kale. 1066'da Norman İstilası sırasında kurulan yapı, 1078'de Fatih William tarafından inşa edilen Beyaz Kule'yi barındırıyor. Başlangıçta Norman baskısının bir simgesi olan kule, zaman içinde görkemli bir saray ve 1100'den 1952'ye kadar bir hapishane dahil pek çok farklı rol üstlendi.

Londra Kulesi'ndeki Beyaz Kule
Londra Kulesi'ndeki Beyaz Kule

Parlamento Binası ve Westminster Abbey

Westminster Sarayı, Thames Nehri'ne bakar ve Britanya Parlamentosu'nun iki kanadını barındırır: Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası. Hemen yanındaki Westminster Abbey ise 1066'dan bu yana Britanya hükümdarlarının taç giydiği kilise; burada 17 hükümdar defnedilmiş.

Thames Nehri üzerinde Parlamento Binası ve Westminster Abbey
Thames Nehri üzerinde Parlamento Binası ve Westminster Abbey

Müzeler

Dünyanın kültür başkentlerinden biri olan Londra, dünya standartlarında pek çok müze ve sergiye ev sahipliği yapıyor. En güzeli de çoğunun girişinin ücretsiz olması; Natural History MuseumScience MuseumVictoria & Albert MuseumBritish Museum ve National Gallery bunlardan yalnızca birkaçı.

  • British Museum: Çoğu Britanya İmparatorluğu döneminde başka ülkelerden tartışmalı biçimde edinilmiş, en tanınmış ve tarihi eserlerden bazılarını barındırır. İki milyon yıllık insanlık tarihini ve kültürünü sergileyen müzede Mısır mumyaları, ünlü Rosetta Taşı ve Parthenon'un mermer heykelleri yer alır.

  • Tate Modern: Thames Nehri kıyısında, eski bir elektrik santralinde yer alan bu etkileyici modern sanat galerisi, Britanya'nın 1900'den günümüze ulusal sanat koleksiyonunu barındırır. Kardeş galerisi Pimlico'daki Tate Britain ise 1500 ile 1900 arasına ait eserleri sergiler.

  • Science Museum: Aileler için ideal olan bu müzede çok sayıda etkileşimli sergi yer alır; ayrıca uçaklar, arabalar ve uzay araçları gibi ikonik ulaşım araçları da sergilenir. 3D sinema ve çocuk gösterileri tüm aile için keyifli.

  • Natural History Museum: Doğaya adanmış bu büyüleyici müze, dinozor iskeleti koleksiyonuyla ünlü; koleksiyonda tanınmış bir Diplodocus iskeleti replikasının yanı sıra dev mavi balina gibi başka örnekler de yer alıyor.

  • Museum of London: Şehrin tarih öncesinden günümüze uzanan zengin tarihini sergiler. Barbican yakınındaki müzede; Roma dönemi Londrası, Büyük Yangın ve şehrin modern bir metropole dönüşümü dahil olmak üzere Londra'nın geçmişini konu alan etkileşimli sergiler, eserler ve düzenlemeler bulunur.

King's Cross İstasyonu'ndaki Harry Potter 9¾ Peronu

Harry Potter hayranları ünlü peronda fotoğraf çektirebilir ve Harry Potter mağazasından bir hatıra satın alabilir.

Regent's Park

Regent's Park; güzel manzaraları ve çeşitli cazibeleriyle tanınan, geniş ve pitoresk bir park. 395 dönümlük alana yayılan parkta özenle düzenlenmiş bahçeler, geniş çimenlikler ve dingin göletler sizi karşılıyor. Park; 12.000'den fazla gülü barındıran Queen Mary's Gardens'a ve keyifli yürüyüşler ile tekne turları için hoş patikalar ve su yolları sunan pitoresk Regent's Kanalı'na ev sahipliği yapıyor. Spor tesisleri, açık hava tiyatro gösterileri ve büyük bir çocuk oyun alanı ziyaretçilere zengin bir seçenek sunuyor. Parkta ayrıca eğitim ve koruma çalışmalarıyla tanınan ünlü Londra Hayvanat Bahçesi de bulunuyor.


Londra'da yapılacak başlıca etkinlikler

  • Yürüyüş turu

  • Hop-on hop-off otobüs turu

  • West End'de tiyatro gösterisi

  • Parklar

  • İkindi çayı

Yürüyüş turu

Londra genelinde katılabileceğiniz pek çok yürüyüş turu var. İlgi alanınıza göre Borough Market dahil çeşitli pazarları dolaşan bir yemek turunu ya da kitapların ve filmlerin hayranıysanız bir Harry Potter yürüyüş turunu seçebilirsiniz.

Hop-on hop-off otobüs turu

Yürümek yerine şehrin öne çıkan noktalarını görmek isterseniz, Londra'nın hop-on hop-off otobüs turu keyifli bir seçenek. Üstü açık çift katlı otobüsler, birçok dilde kulaklık ve her durağın ayrıntılı tarihini anlatan bir rehber sunuyor.

West End'de tiyatro gösterisi

Londra'nın tiyatro sahnesi dünyanın en iyileri ve en çeşitlileri arasında; uzun süredir sahnelenen müzikaller, klasik komedi gösterileri ve yenilikçi oyunlar sizi bekliyor. Görülmesi gereken West End gösterilerini kaçırmayın ya da özgün ve sıra dışı yapımlar için daha az bilinen mekânlara yönelin.

Parklar

Böylesine devasa bir metropol için Londra şaşırtıcı derecede geniş yeşil alanlara sahip. İster dinlenmek ister uzun bir yürüyüş yapmak isteyin, seçenekler bol: Hyde ParkHampstead Heath, doğada geyik bile görebileceğiniz Richmond ParkGreenwich Park ve Londra Merkez Camii'ye yürüyüş mesafesindeki Regent's Park bunlardan birkaçı. Yaz aylarında bu park ve yeşil alanlardan birinde piknik yapabilirsiniz. Çoğu markette helal yiyecek reyonu bulunduğundan, pikniğinizi hazırlamak da oldukça kolay.

Hyde Park'ın kuş bakışı görünümü
Hyde Park'ın kuş bakışı görünümü

İkindi çayı

İngilizler çay sevgisiyle tanınır ve Londra bunu deneyimlemek için ideal bir yer. Birleşik Krallık'ta çay yalnızca bir içecek değil, aynı zamanda bir öğün. Genellikle öğle ile akşam yemeği arasında servis edilen "ikindi çayı", sandviçler, kekler ve çöreklerden oluşan bir seçkiyi dilediğiniz çay eşliğinde sunuyor. Londra'nın önde gelen otel ve restoranlarının birçoğu, 24 ila 48 saat önceden haber vermeniz koşuluyla helal ikindi çayı seçenekleri sunuyor; bir gün süren alışveriş ya da gezinin ardından dinlenmenin keyifli bir yolu.

Geleneksel İngiliz ikindi çayı
Geleneksel İngiliz ikindi çayı

Londra'daki camiler

Londra Merkez Camii

Regent's Park Camii olarak da bilinen cami 1978'de açıldı ve göz alıcı altın kubbesiyle Londra'nın önemli bir simgesi hâline geldi. Bitişiğindeki İslam Kültür Merkezi ise 1944'te açıldı. Merkez, Kral VI. George'un Britanya'nın Müslüman toplumuna bağışladığı bir arazi üzerine kuruldu; bu bağış, Mısır Kralı Faruk'un Kahire'de bir Anglikan katedrali inşası için verdiği araziye karşılık yapılmıştı.

East London Camii

1910'da önde gelen bazı Müslüman şahsiyetler Londra'da bir cami inşa etmek için bir fon kurdu. Cami ilk yerinde (dönüştürülmüş üç ev) 1941'de açıldı; özel olarak inşa edilen bugünkü yapı ise 1985'te hizmete girdi. O günden bu yana, büyük ölçüde kadınlara yönelik tesislere ayrılmış olan Londra Müslüman Merkezi (2004) ve Maryam Merkezi (2004) de eklenerek genişletildi. Cami, ezanı hoparlörle okumasına izin verilen Birleşik Krallık'taki ilk camilerden biriydi.

Batı Londra İslam Merkezi ve Jamia Camii

Ealing'deki Batı Londra İslam Merkezi ve Jamia Camii, ibadet salonları, kütüphane ve eğitim alanlarıyla donatılmış, son teknoloji tesislere sahip modern bir cami.

Shah Jahan Camii

Woking Camii olarak da bilinen yapı, Büyük Londra'nın kıyısındaki Surrey'de yer alıyor ve İngiltere'de, hatta tüm Kuzey Avrupa'da özel olarak inşa edilen ilk cami olma özelliğini taşıyor. 1889'da inşa edilen cami bugün tarihi bir Grade 2 tescilli yapı. Zarif özgün bina yalnızca 60 kişilik; günlük namazlar için hâlâ kullanılsa da, 1000 erkek ve 600 kadını alabilen çeşitli salonlarla destekleniyor.


Londra'da helal yemek ve restoranlar

Londra'nın Müslüman nüfusu arttıkça helal restoranların sayısı da hızla çoğalıyor; hangi mutfağı severseniz sevin, size uygun bir seçenek mutlaka var. Son yıllarda açılan helal restoranlarda büyük bir artış yaşandı; yalnızca başkentte değil, tüm Birleşik Krallık'ta neredeyse bir fast food kültürü doğdu. Londra'nın hangi bölgesinde kalırsanız kalın, konakladığınız yerin birkaç adım ötesinde helal bir restoran bulmanız neredeyse kesin.

Köri seviyorsanız Brick Lane'e bayılacaksınız. Londra'nın East End bölgesindeki bu cadde, Hint mutfağının kalbi; seçebileceğiniz o kadar çok ödüllü restoran ve köri lokantası var ki.

Türkiye dışındaki en iyi Türk lezzetlerinden bazılarını ise kuzey Londra'daki Green Lanes'te bulabilirsiniz. Diyarbakır restoranı özgün Orta Doğu yemekleri, klasik Türk mezeleri ve kebaplar sunuyor; hepsi de helal.

Fine dining tercih ediyorsanız, şehrin en iyi Hint yemeklerinden bazılarını bulabileceğiniz Dishoom'a gidin. Hammersmith'teki Mahdi, en nefis et ve pilav yemeklerinden bazılarını sunan mükemmel bir İran restoranı. Michelin yıldızlı bir deneyim için ise helal tavuk ve kuzu servis eden Benares London'a yönelebilirsiniz.

Eylül civarında Londra'daysanız, Londra Helal Yemek Festivali için Queen Elizabeth Olympic Park'a uğrayın. Bir hafta sonu boyunca 100'den fazla yemek standından uluslararası helal lezzetleri tadabilir, gerçekten küresel bir sofranın tadını çıkarabilirsiniz.


Londra'da nerede alışveriş yapılır

İster ana caddelerdeki mağazalardan markalı ürünler alın, ister yerel pazarlarda uygun fiyat avına çıkın; Londra, alışveriş için dünyanın en gözde yerlerinden biri.

Dünyanın en tanınan mağazası kuşkusuz Knightsbridge'deki Harrods; burası bir mağazadan çok başlı başına bir cazibe merkezi. Yakınında ise boyut olarak daha çok bir butik andıran Harvey Nichols yer alıyor.

Oxford Street de alışveriş için mutlaka görülmeli; her gün yaklaşık yarım milyon ziyaretçisiyle Avrupa'nın en işlek alışveriş caddesi. Yakındaki Regent Street'te ise dünyanın en eski oyuncakçısı Hamleys'i ziyaret edin.

Alışveriş merkezlerini tercih ediyorsanız, Shepherd's Bush'taki Westfield London'a ya da Londra'nın Olimpiyat Parkı'ndaki Westfield Stratford City'ye gidin; Birleşik Krallık'ın en büyük iki alışveriş merkezi olan bu mekânların ikisinde de çok inançlı ibadet odaları bulunuyor.

Sokak pazarları için Notting Hill'deki Portobello Road'u gezin; burada aradığınız hemen her şeyi bulabilirsiniz. Borough Market'te de pek çok helal yiyecek seçeneği var; özellikle hafta sonları hem yerliler hem de turistler arasında oldukça rağbet görüyor.

Uygun fiyat avını seviyorsanız, Londra dışına çıkıp yakındaki lüks outlet Bicester Village'a gidin. Marylebone istasyonundan tren ya da otobüsle kolayca ulaşabilirsiniz.


Londra'da ulaşım nasıl sağlanır

Londra'da dolaşmanın en verimli yolu metro (tube); şehir genelinde hızlı ve güvenilir bir ulaşım sağlıyor. Metro, otobüs ve trenlerde kolay geçiş için önceden yüklenen bir Oyster kart kullanabilirsiniz. Otobüsler, özellikle ikonik kırmızı çift katlılar, şehir turu için harika bir seçenek. Yürümek ise şehrin saklı köşelerini keşfetmenin en güzel yolu; Londra yaya dostu bir şehir ve pek çok gezilecek yer birbirine yakın. Nehir feribotları, önemli duraklarıyla Thames boyunca manzaralı güzergâhlar sunuyor. Taksiler ve (Uber dahil) araç çağırma uygulamaları da bulunuyor; ancak özellikle trafikte pahalıya gelebilir. Bisiklet, Londra'nın self servis bisiklet paylaşım sistemleriyle oldukça pratik; e-scooterlar ise belirli bölgelerde hızlı ve yasal bir seçenek. Araba kullanmak ise sıkışıklık ücretleri ve yüksek maliyetler nedeniyle pek pratik değil.


Londra'da nerede konaklanır

Halalbooking.com; tesis içinde helal yemek, tamamen korunaklı sağlık & spa tesisleri ve alkolsüz odalar gibi helal özelliklere sahip şehir otelleri sunuyor. Bu otellerin birçoğu ayrıca özel HB Loyalty Club indirimleri de sunuyor.


Londra'yı gezmek için önerilen 3 günlük rota

1. Gün: Londra turunuza, Parlamento Binası ve Big Ben'i göreceğiniz Westminster'da başlayın. Oradan St. James's Park boyunca yürüyerek, Kraliyet Ailesi'nin bazı üyelerinin ikamet ettiği dünyaca ünlü Buckingham Sarayı'na ulaşın. Yaklaşık 10 dakikalık kısa bir yürüyüşün ardından, Londra'nın en sevilen meydanlarından biri olan Trafalgar Meydanı'na varırsınız. Batıya doğru kısa bir yürüyüş daha sizi, ünlü neon tabelaları ve reklamlarıyla Piccadilly Circus'a götürür. Oradan doğuya doğru birkaç dakika ötede ise sokak gösterilerini izleyebileceğiniz, öğle yemeği yiyebileceğiniz ya da kısa bir mola verebileceğiniz Leicester Square yer alıyor. Kısa bir aranın ardından, sokak sanatçılarını ve sanatı deneyimleyip biraz alışveriş yapabileceğiniz Covent Garden'a geçin. Biraz daha vaktiniz ve enerjiniz varsa, Westminster Bridge'e dönüp South Bank boyunca yürüyerek şehrin eşsiz manzarası için London Eye'a binin.

2. Gün: Erken kalkın ve kuyruklar uzamadan Londra Kulesi'ni ziyaret edin. Ardından Tower Bridge boyunca yürüyerek, hafif ikramlar ve 35. ile 37. katlardan Londra'nın 360 derecelik manzarası için Sky Garden'a gidin. Sonra Millennium Bridge'i geçin; tam karşınızda Tate Modern sizi bekliyor olacak. İştahınız açıldığında South Bank boyunca yürüyerek Borough Market'e gidebilir, pek çok stanttan birinden bir şeyler atıştırabilirsiniz. Yakınında ise çeşitli restoranlar, bir otel, ofisler, dükkânlar ve bir seyir terası barındıran heybetli gökdelen The Shard yer alıyor. Günü tamamlamak için, pek çok tiyatro yapımından birini izlemek üzere West End'e yönelin.

3. Gün: Kensington bölgesine gidin ve Natural History Museum'u ziyaret edin. Biraz daha vaktiniz varsa, hemen yanındaki Science Museum'u da gezebilirsiniz. Yeşillikte bir yürüyüş isterseniz, 280 dönümlük Kensington Gardens'a yönelin. Alışveriş için Harrods mutlaka görülmeli. Kalabalıktan hoşlanmıyorsanız ya da size biraz pahalı geliyorsa, High Street Kensington'da kıyafet alabilir ya da öğle yemeği yiyebilirsiniz. Ardından Notting Hill Gate'e otobüsle gidip, sokak stantları ve pazarlarıyla Portobello Road'u gezin. Son olarak, bacaklarınızı açmak isterseniz; yürüyüşçüler, bisikletçiler ve patencilerin gözdesi Hyde Park boyunca keyifli bir gezinti yapın.



En son makalelerimizle gündemi takip edin
Yeni makalelerin doğrudan gelen kutunuza gönderilmesi için kaydolun